Gösteri Akışı

AÇILIŞ TÖRENİ

Sonsuzlukta bir kar tanesinin yolculuğu...


Gösteri gökyüzünde görsel bir animasyonla başlar. Suyun yeryüzünden gökyüzüne yaptığı yolculuk ve gökyüzünden yere doğru dönüşümü, big bang ve gezegenler metaforu ile birlikte verilir. Big Bang, gezegenler, süpernovalar, kara delikler, kozmik toz fırtınaları ile başlayan görsel Show rengarenk bir bütünlükle somuta ve gerçeğe doğru bir yolculuk başlatır. Yerle gök arasındaki dikey döngü insansı yatay tarihsel döngü ile birleştirilerek anlatılırken, evrensel dairesel döngü uzayda ve tasavvufi zeminde canlandırılır. Dönerek ve dönüşerek yaratılan tarih ve mistik yaratılış sonsuz oluş anını betimler. Ve biz bir kar tanesinin kozmik yolculuğunu izleriz. Başroldeki oyuncumuz bir kar tanesidir. Eşsiz kar tanesi suyun yeryüzünden gökyüzüne ve gökyüzünden yeryüzüne döngüsel transferini temsil etmektedir. Bu arada stadın üzerinde çift başlı Selçuklu kartalı süzülmektedir. Çift başlı Selçuklu kartalı kanatlarını açmış dağın üzerinde süzülürken dağ içerisinde ve dışarısında bir tapınma ayini vardır.

 


Tüm evreni ve gökyüzünü insanlık tarihinin akışı fonunda gezen kar tanesini görürüz. Bir kar tanesindeki tanrısal eşsizliği izler, onların neden birbirleriyle çarpışmadıklarını evrendeki gezegenlerle özdeşlik kurarak anlatırız. Sonunda o zerre yeryüzüne düşer. Palandöken dağını ve Ağrı dağını temsil eden dağımız bir volkan olup patlarken içinden akan lavlarla birlikte buzul çağından sıcak zamanlara geçişin tarihsel masalını izleriz. Volkanın altından beliren zemin  bizim sahnemizdir. Bir tek kar tanesi büyük bir evren yaratır Palandöken dağına yağan kar tanesi bizim sahnemize dönüşür. Ve görkemli ateş dağı parçalanarak açılır,  biz dev meşaleyi görürüz. Meşalenin etrafında ışıklar saçan, gözleri alev alev Selçuklu kartallarının ışığında dans ederiz.

Ortada eski zamanları, ateş kültünü ve Selçuklu mirasını temsil eden gösteri meşalesi belirir. Kaidesi buzdan yapılan bu meşale kültürel akış sırasında etrafındaki 20 m çapında kar kristali biçimindeki sahneyi aydınlatacaktır.

 

 

DOĞUNUN KAPILARI


ERZURUM YAYLALARI
Kar tanesi Palandöken’e ve Erzurum’a vardığında. Erzurum’un ünü dünyaya yayılmış süvarileri ciritçiler sahne alırlar. Her atlının elinde Erzurum’a misafir gelmiş katılımcıların bayrakları vardır. Aslında bu bir tür ‘hoş geldiniz’ çağrısıdır. Bir süre sonra bayraklar yerini meşaleli ciritlere bırakır. Atlılar ateşli ciritleri ile sahaya giriş yaparlar ve gösteri meşalesi ciritçiler tarafından yakılır. Erzurum Türküsü eşliğinde, yaylalarda, steplerde kara çadırlar kurulmuş, koyun sürüleri otlamaktadır. Erzurum üzerindeki gezintimiz başlar ve ilk kaynağa doğru uzar. Çok çok uzaklarda kadim bir yolculuğun hazırlıkları vardır. Eski zamanlara döneriz.

 



İPEKYOLU
İpek yolu yolculuğu Yenisey ırmağı kıyısındaki bir saman ayini ve yol hazırlıklarının ardindan baslar. Antik Orta Asya haritası üzerinde Uzak Doğudan gelen İpek Yolu kafilesi hikâyeler, efsaneler, şarkılar eşliğinde bir zaman koridorundan geçer gibi İpek yolu üzerinden Erzurum’a gelirler. Yol boyunca geçtikleri coğrafyayı anlatırlar Kırgızca, Özbekçe, Azerice, Farsça ve Türkçe hikâye ve şarkılarla. Yolculuk kafilenin Erzurum’a girişiyle sona erer. Ve ardından Anadolu’nun türküsü başlar, Hakkari’den, Van’dan, Muş üstünden halaylar, zılgıtlar yankılanır doğunun kapılarında...

 




GÜRCÜ KAPI
Gürcü Kapıdan ise; Kaf Dağı Mitolojisinin esintileri ve Nart destanı görüntüleri eşliğinde Kafkasyalılar ve Karadenizliler gelmektedir. Kafkasyalıların dansını Karadenizli balıkçıların dansları izler. Erzurum her geleni bağrına basar. Gelenler ile konaklayanlar ilk kez Erzurum’da karşılaşırlar.
 


IŞIK VE PERVANE
Tasavvufi aşkın ve hoşgörünün şairi Mevlana Celaleddin - i Rumi 12. yüzyıldan beri dünyayı aydınlatmaktadır. Doğudan yayılan bu ışık derin felsefi mesajları ile günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Mevlana’nın Şems ile dostluğu bir ışık etrafında dönen kelebeklerle imgelenmiştir. Mevlana ışığı Şems ise o ışıktan beslenen sonsuz ruhu anlatmaktadır.

Mesneviden parçalar ve Etme şiiri eşliğinde Mevlana ve Şems’in ayrılık dansı vardır sahnede. Şems Mevlana’dan ayrılırken üzerine düşen bir damla kan sahneyi boyar. Şems’in yolu üzerindeki semazenler sema etmeye başlarlar, Şems  sonsuz bir ışığa dönüşürken sema ederek gökyüzüne yükselir. Semazenlerin dönüşü,  ebru tablosuna karışır. Semsin kırmızısı bir Osmanlı lalesine dönüşene dek semazenler kendi renklerini tuvalde gezdirirler.

 



İSTANBUL KAPI
Osmanlıların dünya kültür tarihine kazandırdıkları özgün bir resim tekniğidir minyatür. Orijinal perspektif soyutlamaları ile eşsiz birer sanat eseri oldukları gibi, resmettikleri dönemin olaylarını da belgelemişlerdir. Bu minyatürlerde Osmanlı imparatorlarının yaşamları, yaptıkları törenler, savaşlar, dış ülkelere yaptıkları geziler gibi görkemli sahneler resmedilmiştir. Bunların en ünlüleri kuşkusuz Sultanahmet Meydanında yapılan törenlerdir. Gösterinin İstanbul kapı bölümünde yerde dev bir minyatür görseli vardır.

Sahne üzerindeki dev minyatürde İstanbul kapıdan giren mehteran yerini alacaktır ilk önce ve sonrasında diğer tören  unsurları eklenecektir mehterana. Trakya dansları yapan dansçılar, ticaret yapmaya gelen batılı tüccarlar, akrobatlar, çengiler, köçekler, davulcular, saray balkonundan tüm bunları izleyen sultan ve haremdeki kadınlar minyatürün motiflerini tamamlar. En yüksek ritimlerle bitirirler yolculuklarını.

 



KARAKIŞ VE SARIKAMIŞ
Kar fırtınası ve korkunç tipiyle beraber Allahuekber dağlarından 90 bin asker geçmektedir. Bu savaşamadan sonsuzluğu göçen bir hayalet ordusunun hikâyesidir. Tüm ordu yavaş yavaş donmaktadır.  Artık geride yürüyen Sarıkamış yolcusu kalmadığında, Nene hatunun dansı başlar. Nene hatun Anadolu’nun ilk kadın kahramanlarındandır. Askerlere hayat vermektedir Nene Hatun. Canlanan askerlerin dansı Kongre binasının görüntüsü önünde son bulur. Ve Erzurum’un kahramanlık destan Başbar dansı başlar. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve yaşlılar aynı anda Başbar’a dururlar.

 



CUMHURİYET VE MODERN ZAMANLAR
Kuvayi Milliye dansı cumhuriyetin gelişini müjdeler. Ankara’dan her yöne doğru Türkiye haritası yayılmaktadır. Yüzlerce kişi rengârenk salonu kaplarlar ve beraber dans ederler. Sahneyi alacak olan modern disko dans topluluğuna herkes eslik eder. Dünya haritasıyla beraber final verirler.  Ve havai fişek gösterisi başlar.