Hakkında


 

ANADOLU ATEŞİ'NE KIVILCIM OLMAK

 

11 yaşında iken benim öğrencim olan bir arkadaşımın bugün Anadolu Ateşi ve Troya’nın Sanat Kurulu’nda yer alıyor olması bütün serüveni açıklıyor aslında… 1999 yılında bu yolculuğa çıktığımızda bir gün çocuklara da eğitim vermek planlarımız arasındaydı. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde dansın çocuk eğitimindeki yeri ve gerekliliği gerçeği ile ülkemizdeki bu alandaki eksiklikler bizi bu alana yönlendiriyor. Hem eğitim bilimi açısından hem de bizim gibi sanat topluluklarının gereksinimleri açısından baktığımızda da üzerinde düşünülmesi gereken bir olgu dans eğitimi. Platon, üstün insan yetiştirme ve erdem sahibi insanı yaratma felsefesinin bilgi kuramını oluştururken, insan eğitiminde dansın önemini vurgular. O’na göre erdemli insan mutlaka dans eğitimi almalıdır. Çünkü dans ruhu inceltir, yaşamı estetize eder.

 

 

Felsefe ve dans eğitimi iyi eğitimin olmazsa olmazlarıdır Platon’a göre.. Felsefe zihnin cimnastiğidir, dans da bedenin.

 

Oktavio Paz’da dans için “insan bedeninin şiiridir” der. Bu şiir dilini çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor.

 

İnsanlık tarihinin en eski sanat dalı, bütün sanatların çıkış noktası olan ve tüm temel sanatları içeren dansın öteki sanat disiplinleri için de bir çıkış yolu olduğunu hep hatırda tutmalıyız. Bize göre tüm insanlar hayatlarının en az bir döneminde dans etmelidir. Yaşamın ileriki evrelerinde dansı profesyonel olarak yapmak istemeyenler de dans eğitimi almalıdırlar. Bedenimizi tanımamız, beden dilini öğrenmemiz, kendi bedenimizle konuşmamız ve yaşam karşısında doğru durabilmeyi öğrenmemiz için gereklidir dans.

 

Anadolu Ateşi, dansın anayurdundan çıkıp tüm dünyayı gezdi ve 11 yıllık bir deneyim yaşadı. Dünyanın en başarılı müzikallerinin ve efsanevi dans topluluklarının gösteriler yaptığı tiyatrolarda dans etti. Frank Sinatra’nın müzikallerini sahnelediği Chicago Theatre’dan, yeryüzünün en yetenekli dansçılarının çıktığı Rusya’nın en saygın salonu olan Kremlin Palace’a, Görkemli Çin Halk Balesi’nin vucüt bulduğu Pekin Dans Akademisi’nin salonlarına ve Aida operasının beşiği Mısır piramitlerine kadar her yerde Türkiye kültürünü yüzünün akıyla temsil etti. Dansın sihirli diliyle Anadolu’nun binlerce yıllık kültür tarihini anlattı. Anadolu Ateşi projesi ile dans tanrısı Dionysos’un ritüellerini, Prometheus söylencesini, Troya ile de batı kültürünün temel kaynağını oluşturan 3000 yıllık bir efsaneyi sahnelere taşıdı.

 

Şimdi bu deneyimlerimizi çocuklarımızla paylaşıyoruz. Anadolu Ateşi stüdyolarında dünya sahnelerinde deneyim kazanmış uzman hoca kadrosu dansın temel disiplinlerini ve Anadolu Ateşi repertuarını öğretiyor çocuklara. Her hafta sonu okulumuz cıvıl cıvıl.. Çocuklarımızın gözlerinde Anadolu Ateşi’nin kıvılcımları çıkıyor. Öğrenmeye geliyorlar, güzelleşmeye geliyorlar, paylaşmaya ve grupla birlikte yaşamaya geliyorlar.  Dünyaya mal olmuş başarılarımızın yaratıldığı kutsal mekanımızda bize ışık taşıyorlar. Yaşamları boyunca unutmayacakları anılar biriktiriyorlar, bize gelecek oluyorlar. Bu kıvılcımlar daha büyük ateşlerin müjdecisi oluyor. Sanatla yoğrulacak bir yaşam tarzının da habercisi.

 

Hoş geldiniz çocuklar,

Hoş geldiniz uzun yol arkadaşlarımız.

 

Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni

Mustafa C. Erdoğan